MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Katılanın yargılama aşamasında, hakkındaki kamu davasının kovuşturma aşamasında vefat etmesi nedeniyle düşürülmesine karar verilen diğer sanık...'ın levye ile önce koluna, daha sonra kafasına vurması üzerine sendeleyerek yere düşerken sanık ...'ın sopayla kafasına vurduğunu belirtmesine, tanık ... sanığın katılana yerde iken sopa ile vurduğuna dair anlatımına ve sanığın soruşturma aşamasında, kendisini korumak için eline aldığı sopanın katılanın ayağı takılıp yere düşerken kafasına değdiğine ilişkin tevilli ikrar içeren savunmasına göre, sanığın diğer sanık ... ile birlikte bir suç işleme kararının icrası kapsamında fikir ve eylem birliği içerisinde katılana yönelik yaralama eylemini gerçekleştirmesi karşısında sanığın 5237 sayılı TCK'nin 37/1. maddesi uyarınca müşterek fail olarak sorumlu tutulması gerekirken, koşulları oluşmadığı halde yardım eden sıfatıyla sorumlu tutularak 5237 sayılı TCK'nin 39. maddesi uyarınca indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
2) Sanığın eylemi nedeniyle katılanda hem kemik kırığı, hem yaşamını tehlikeye sokan durum meydana gelmiş olmakla, birden fazla nitelikli halin 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi uyarınca temel ceza tayininde dikkate alınması gerektiği gözetilerek sanık hakkında daha ağır cezayı gerektiren suç olan, hayati tehlike geçirecek şekilde yaralama nedeniyle TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d, son maddeleri gereğince ceza tayini gerekirken, TCK'nin 87/1-d, son maddesinin uygulanmasından sonra kemik kırığı nedeniyle ayrıca TCK'nin 87/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
3) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 03.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy