MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanıklar müdafiinin esas hakkında savunmasında her iki sanığı temsil imkânı kalmadığını beyan etmesine karşın yeni müdafii ataması yoluna gidilmemesi ve aralarında menfaat çatışması bulunan sanıkların aynı müdafii tarafından savunulmaları suretiyle CMK 152/1. maddesine aykırı davranılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kabul ve uygulamaya göre;
2) Sanık ...'ın suç üstlenme, sanık ...'in ise müştekileri yaralama suçunu işlediği kabul edildiği halde, yaralama suçundan sanık ... yerine sanık ...'ın ve suç üstlenme suçunda ise sanık ... yerine sanık ...'in isminin yazılması suretiyle hükümde karışıklık yaratılması,
3) Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nin 270/1-son maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm kurulması gerekirken TCK'nin 270/1 ve 62. maddesi uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildikten sonra hükmün 4. paragrafında TCK'nin 270/1-son maddesi uyarınca cezanın tamamen ortadan kaldırılmasına dair hüküm kurularak hükümde çelişkiye yol açılması,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.