MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyete, ceza verilmesine yer olmadığına dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık ... hakkında basit kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazla ilgili itiraz merciince karar verildiği anlaşıldığından, anılan karar temyiz incelemesine konu edilmemiştir.
1) Sanık ... hakkında, katılana hakaret suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında, katılanı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Tüm dosya kapsamına göre, katılan ...'ın babasının sanığa borcu olduğu, katılanın da babasının borcuna karşılık olmak üzere kendi adına tescilli taşıt aracını sanığa teslim ettiği, sanığın aracın devrini üzerine almadığı, olay tarihinde de katılanın söz konusu aracı sanığın küçük çocuklarının kullandığını görmesi üzerine aracı durdurup çocuklardan aldığı, daha sonra da telefonla sanığı arayıp devrini alması halinde aracı sanığa verebileceğini söylediği, sanık ile katılanın bu nedenle telefonda tartışıp karşılıklı birbirlerine hakaret ettikleri, bilahare katılanın sanığın bulunduğu yere geldiği, burada çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanık ile katılanın birbirlerine vurdukları ve boğuşmaya başladıkları, tanıklar... ve ...'ün tarafları ayırmasına
rağmen tarafların tekrar kavga etmeye başladıkları, kavga sırasında yere düşen katılanın başını taşlık zemine çarptığı ve yaralandığı anlaşılmakla, sanığın katılana yönelik eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, uygulanma koşulları bulunmadığı halde eylemin eylemin olası kastla işlendiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Kabule göre de;
1) Olası kast halinde 5237 sayılı TCK'nin 21/2. maddesi uyarınca yapılacak indirimin, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.05.2013 tarih ve 2013/3-259 esas ve 2013/273 karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK'nin 86/1 ve 87/1-d-son maddeleri uyarınca belirlenecek ceza üzerinden yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
2) 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi yapılırken, indirim oranının karşı taraftan kaynaklanan hareketlerin haksızlık içeriği dikkate alınarak dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, adalet duygularını zedeleyecek şekilde üçte iki oranında haksız tahrik indirimi yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
3) 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca, adli para cezasına ilişkin ödeme emrinin gereğinin yerine getirilmemesi halinde Cumhuriyet savcısının kararı ile adli para cezasının ödenmeyen kısmına karşılık gelen gün miktarınca hapse çevrileceği gözetilmeksizin, ödenmeyen adli para cezasının mahkemece hapse çevrilmesine karar verilmek suretiyle 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.