MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Katılan ... hakkında ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli Adli Tıp uzmanı tarafından düzenlenen 01.06.2011 tarihli raporda, katılanın yaralanmasının, duyu veya organlarının işlevinin zayıflaması ya da yitirilmesine neden olup olmadığı hususunda olay tarihinden 6 ay sonra katılanın gönderilmesi halinde değerlendirme yapılabileceği belirtildiği halde, bu hususta rapor aldırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2) Sanığın 5237 sayılı TCK'nin 86/3. maddesi kapsamında bir eyleminin bulunmadığı, bu itibarla 87/1-son maddesi gereğince sanık hakkında belirlenen cezanın 3 yıldan az olamayacağı gözetilmeden, koşulları oluşmadığı halde 5 yıldan az olamayacağının kabulü ile fazla ceza tayini,
3) Sanığın eylemi neticesinde, katılanın hayati tehlike geçirdiği ve ayrıca hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyen kemik kırığının meydana geldiği olayda, orantılılık ilkesine de aykırı olacak şekilde TCK'nin 87/3 maddesi gereğince (1/2) oranında artırım yapılmış ise de; fikri içtima kuralları gereğince sanık hakkında hüküm kurulurken, yalnızca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK'nin 87/1-d-son maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, TCK'nin 87/3. maddesi gereğince de ayrıca artırım yapılması,
4) Aynı olayda birden fazla nitelikli halin birlikte gerçekleşmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
5) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı
Yasa'nın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 31.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.