MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi içeriğinden de temyiz itirazlarının müvekkili hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu anlaşılmakla bu kapsamda yapılan temyiz incelemesinde;
1)Katılanın anlatımı ve meydana gelen yaralanmanın niteliğine göre, sanığın katılanı 5237 sayılı TCK'nin 6/1-f maddesine göre silahtan sayılan sert bir cisimle yaraladığı sabit olduğu halde, "kullanılan aracın sırf saldırı ve savunma için yapıldığına dair delil bulunmadığı" şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında TCK'nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması,
2)Sanığın katılanı silahtan sayılan sert bir cisimle yaşamın tehlikeye sokacak ve kemik kırığı meydana gelecek şekilde eyleminde; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, olayda silahtan sayılan sert bir cisim kullanılması nedeniyle 86/3-e maddesi gereğince artırım yapılması, 87/1-d maddesi gereğince bir kat artırım yapıldıktan sonra belirlenecek cezanın 5 yıldan az olması halinde 87/1-son maddesi gereğince 5 yıla çıkarılması ve bu ceza üzerinden indirimlerin yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3)Aynı eylem nedeniyle katılanda hem yaşamsal tehlike, hem de kemik kırığı meydana gelmiş olmakla, birden fazla nitelikli halin 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi uyarınca TCK'nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel ceza tayininde dikkate alınması gerektiği gözetilerek, sanık hakkında daha ağır netice olan yaşamsal tehlikeye neden olacak şekilde yaralamadan dolayı, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son maddelerinin tatbiki ile ceza tayini gerekirken, TCK'nin 86/1 maddesinin tatbikinden sonra mağdurun vücudunda oluşan kırık nedeniyle ayrıca 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesi gereğince arttırım yapılması,
4) Sanık ve katılanın karşılıklı hakarette bulundukları kabul edildiği, tanık ... da bu yönde beyanda bulunduğu ve ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin sabit olmadığı halde, sanık hakkında TCK'nin 29.maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 25/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.