Tebliğname No : KYB - 2015/187310 Kanun Yararına Bozma
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet, altsoya karşı silahla kasten yaralama, eşe karşı kasten yaralama, silahla tehdit ve hakaret suçlarından sanık G.. Y..'ın, 6136 sayılı Kanun’un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/2, 86/2, 3-a-e (2 kez), 86/2, 3-a, 106/2-a, 43/2 ve 125/1. maddeleri gereğince 1 yıl hapis, 600,00 Türk lirası adli para cezası, 12 ay hapis (2 kez), 9 ay hapis, 2 yıl 13 ay 15 gün hapis ve 3 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Kınık Asliye Ceza Mahkemesinin 07/05/2014 tarihli ve 2013/244 esas, 2014/131 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 18.05.2015 tarih ve 2015/1... – 3... sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04.06.2015 tarih ve 2015/187310 sayılı tebliğnamesi ile 8. Ceza Dairesine gönderildikten sonra görevsizlikle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 27/01/2010 tarihli ve 2009/55... esas, 2010/15... sayılı ilamında belirtildiği üzere, aynı sanık tarafından, aynı olayda ve aynı mağdura karşı tamamlanmış ve teşebbüs aşamasında kalmış yaralama eylemleri söz konusu olduğunda sanığın yalnızca tamamlanmış yaralama eyleminden cezalandırılması gerektiği, somut olayda, sanığın, kızı olan S.. Y..’a yönelik bira şişesi ile kasten yaralama ve tahta sopa ile kasten yaralamaya teşebbüs suçlarını işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı, Kınık Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında, altsoya yönelik tamamlanmış silahla kasten yaralama suçundan 2 ayrı ceza tayin edildiği, sanığın, adı geçen mağdura yönelik, tahta sopa ile kasten yaralama eyleminin tamamlandığına dair bir delil bulunmadığı gibi, bahsi geçen Yargıtay kararında belirtildiği üzere, aynı mağdura yönelik, aynı olay esnasında, tamamlanmış ve teşebbüs aşamasında kalmış 2 eylemden sözedildiğinden, sanığın yalnızca tamamlanmış olan yaralama eyleminden cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde karar verilmek suretiyle fazla ceza tayininde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Kınık Asliye Ceza Mahkemesinin 07/05/2014 tarihli ve 2013/244 esas, 2014/131 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4.maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, hükmün sanığın Sevil'e karşı çivili tahta ile yaralama eyleminden kurulan mahkumiyet kararına ilişkin “B” parağrafının hükümden çıkartılmasına, infazın bu şekilde yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 25.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy