MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Suça sürüklenen çocuğun kız arkadaşı nedeniyle mağdurla tartıştığı ve suça sürüklenen çocuğun mağdur tarafından iteklenip yere düşmesi üzerine tahrik şartları altında suç işlediği anlaşılmakla 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
2) Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk yönünden TCK'nin 51/1. maddesi uyarınca erteleme süresinin 3 yıl olduğu gözetilmeksizin, hükmedilen hapis cezasının süresi gerekçe gösterilerek suça sürüklenen çocuk hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3) 5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesinde yer alan "Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme karşısında, suça sürüklenen çocuğun aynı Kanunun 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmalarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 3-e maddeleri uyarınca belirlenen temel cezanın önce TCK'nin 87/1-d maddesi uyarınca bir kat artırılması daha sonra TCK'nin 87/son maddesi uyarınca 5 yıla çıkartılması yerine yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.