MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1) Mağdurun öğretmeni olan sanık tarafından 31/10/2008 tarihinden bir hafta kadar önce kulağına tokat atılmak suretiyle yaralandığı, mağdurun olay tarihinden bir hafta kadar sonra alınan 31/10/2008 tarihinde düzenlenen geçici raporunda; “sol kulakta ağrı, sol timpan membranda hiperemi ve perforasyon” olduğunun bildirildiği, 18/12/2008 tarihinde Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen adli raporunda; “KBB bakısında sol timpanik membran anteriorunda travmatik zar perforasyonu” olduğunun ve yaralanmasının basit tıbbi bir müdahale ile giderilemeyeceğinin bildirildiği, mağdurun geçici raporu ile olay tarihi arasında yaklaşık bir haftalık süre bulunması nedeniyle 07/04/2010 tarihli oturumda Adli Tıp uzmanı bilirkişi ... 'in beyanı alındığı, bilirkişinin “...dosyadaki raporları inceledim, mağduru muayene ettim, mağdur adına düzenlenmiş 31.10.2008 tarihli ...Eğitim Araştırma Hastanesinin raporunu inceledim, raporda belirtilen KVB muayenesini içerir bulguların olayın tarihi olan 27.10.2008 günü meydana gelen travmaya bağlı olup olmadığını açıklık getirecek ek KVB raporunun muayene yapan doktordan temin edilmesi, ondan sonra olayın sol kulaktaki zar yaralanmasının o tarihten muayene tarihine kadar geçen sürede oluşabilecek başka bir travmadan meydana gelip gelemeyeceğinin belirtilmesi sonrasında tekrar değerlendirilmesinin uygun olacağı” şeklinde beyanda bulunduğu, bunun üzerine muayene eden doktor ... 'e sorulmadan 14/09/2010 tarihinde düzenlenen raporda mağdurun kulak zarlarında herhangi bir perforasyon saptanmadığının bildirildiği ve 18/12/2008 tarihli rapora itibar edilerek sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın Dairemizin 20/03/2013 tarihli ilamı ile adli raporlar arasındaki çelişkinin giderilmemesi ve mahkemece talep edilen hususları karşılayacak şekilde adli rapor,rapor aldırılmaması gerekçesi ile bozulması üzerine; mahkemece bozma sonrası aynı hastanenin Adli Tıp uzmanından mevcut belgelere göre ve ilk muayeneyi yapan Dr. ... 'e sorulmadan 03/12/2013 tarihinde yeniden adli rapor aldırıldığı, ancak bu raporun da bozma ilamındaki belirtilen eksiklikleri karşılamadığı ve mahkemece talep edilen hususları içermediği anlaşılmakla; mağdurun ilk muayenesini yapan Dr. ... duruşmada dinlendikten sonra, mağdurun tüm adli raporları ve tedavi evrakları, dosya sureti ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek ilk rapor tarihi olan 31/10/2008 tarihinde bir hafta kadar önce meydana geldiği bildirilen yaralama olayı ile kulaktaki yaralanma arasında illiyet olup olmadığının tespitinin ardından sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. Maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. Maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 11.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy