MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Bozma üzerine, mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1)Sanık hakkında, önceki ilamla hükümlülüğüne, CMK'nin 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine kararı verildiği, hükmün kesinleşmesinden sonra işlediği kasıtlı suç nedeniyle, hükümlülüğüne karar verilip, kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesine yapılan ihbar üzerine, duruşma açılıp, yeniden hüküm kurulmuş ise de, temyize, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanmasına karar verilecek yeni hüküm olduğu, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki hükme atıf yapılması ile yetinilerek Anayasa'nın 141/3 ve 5271 sayılı CMK'nin 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
2)Mağdurun yaralanması sonucu yüzde sabit iz ile birlikte kemikte kırık meydana gelmiş olup, bu şekilde 5237 sayılı TCK'nin 87/1-c ve 87/3. maddesinde ayrı ayrı yaptırımlara bağlanan iki ayrı sonuç meydana gelmiştir. Bu durumda sanık hakkında sadece en ağır cezayı gerektiren sonuçtan dolayı cezalandırılması gerektiği ayrıca 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinden TCK'nin 87/1-2. maddesine atıfta bulunulmadığı da gözetilerek, sanık hakkında TCK'nin 86/1, 87/1-c-son maddelerinin uygulanması ile yetinilmesi gerekirken ayrıca TCK'nin 87/3 maddesinin de tatbiki,
3)Sanığın suça konu eylemi silahtan sayılan bıçakla işlediğinden hüküm kurulurken TCK'nun 86/3-e maddesinin uygulanması ile TCK'nin 8/1-son maddesince cezanın 5 yıla çıkartılması ile mağdurda yüzde sabit iz ve kemik kırığı oluşturacak şekilde nitelikli iki yaralanmanın bulunduğu gözönüne alındığında, TCK'nin 86/1 maddesince belirlenen temel cezada alt sınırdan uzaklaşılması gerekirken, CMUK'un 326/son maddesinde belirtilen kazanılmış hakkın netice cezaya yönelik olduğu gözetilmeksizin, önceki kararı temyiz eden sanık olduğu belirtilerek yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesi,
4)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas - 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza yönünden kazanılmış hakkı saklı tutulmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
-2-