MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER: Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkında müştekiler ..., ... ve ...'a yönelik kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik itirazların incelenmesinde:
CMK'nin 231/12. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir hükmü gereğince kararın temyiz kabiliyeti olmadığından, itiraza tabi olduğundan ve itiraz merci tarafından 20.11.2014 tarih 2014/113 değişik iş sayılı ilamı ile karar verildiği anlaşılmakla dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2) Sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Avukat ... 13.03.2015 tarihli düzeltme dilekçesi ile hükümleri suça sürüklenen çocuk ... adına temyiz ettiklerini bildirmişse de dosyanın incelenmesinden kovuşturmada katılan vekili olarak görev yaptığı belirlenerek yapılan incelemede,
Katılan vekilinin, 10.06.2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ olunan kararı CMUK'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra, 06.03.2015 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
3) Sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
4) Sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkında müşteki ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Oluşa, müştekinin yaralanmalarının sayısı ve niteliğine ve tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmeyerek asgari hadden ceza tayin edilmek suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
a)Suça sürüklenen çocuk ... dışındaki suça sürüklenen çocuklar ile sanık ...'ün ...'ın aşamalarda suçlamayı kabul etmemeleri, müşteki ile suça sürüklenen çocuk ... arasında önceye dayalı husumet nedeniyle çıkan kavgada mağdurun yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına neden olan bıçak darbelerinin suça sürüklenen çocuk ... tarafından vurulduğunu beyan etmeleri ve müştekinin de kovuşturma aşamasında kavga sırasında kendisini bıçaklayanın... olduğunu beyan etmesi karşısında, sanık ... ile suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ..., ...'un suça sürüklenen çocuk ...'ın işlediği yaralama eylemine ne şekilde iştirak ettiği tartışılmadan ve önceden fikir ve eylem birliği içine girdikleri konusunda yeterli delil bulunmadığı halde, 5237 sayılı TCK'nin 37. maddesi gereğince asli iştirak iradesinin nasıl ve ne şekilde oluştuğu gerekçeli kararda yeterince açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ...'ın üzerlerine atılı suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmalarının yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiği gözetilmeyerek, savunmalarının talimat yoluyla aldırılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesine aykırı davranılması,
c)12.09.2012 tarihli oturumda hazır bulunan sanık ...'ün usulüne uygun sorgusu yapılıp savunması saptanmadan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 147. ve 191. maddelerine muhalefet edilmesi,
d)5237 sayılı TCK'nin 51/1. maddesi uyarınca fiili işlediği sırada 18 yaşından küçük olan ve adli sicil kaydı bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmasında ceza üst sınırının 3 yıl olması karşısında, cezanın nevi ve süresine göre "hapis cezası 2 yılın üzerinde olduğundan" şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile 3 yıldan az hapis cezası ile cezalandırılan suça sürüklenen çocuklar hakkında TCK'nin 51. maddesi gereğince erteleme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
e)Suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceği gözetilmeyerek TCK'nin 53/4. maddesine aykırı davranılması,
f) UYAP sisteminden 07.10.2016 tarihinde alınan nüfus kayıt örneğine göre ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/64 Esas – 2014/166 sayı ve 03/07/2014 kesinleşme tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk ...'ın “...” olan doğum tarihinin, “...” olarak düzeltildiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
g) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanık ...'ün hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı, sanık ve suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk ...'ın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 11/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.