MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Bozma üzerine, mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
6352 sayılı Kanun'un 100. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 324/4. maddesi gereğince terkin tutarı altında kalan yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılması gerektiği gözetilmemiş ise de, bu husus kararın kesinleşmesi aşamasında mahkemesince dikkate alınabileceğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan mahkemenin 12.07.2007 tarih ve 2007/16 esas - 2007/803 karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-a, 87/3, 62 maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasına hükmedildiği ve bu cezanın ertelenmesine karar verildiği, bu hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yüksek Dairemizin 07.10.2009 tarih ve 2009/15804 esas - 2009/16593 karar sayılı ilamı ile hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması lüzumundan sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verildiği, mahkemece de yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-a, 87/3, 62 maddelerinin tatbiki ile hükmolunan 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasından dolayı 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve CMK'nin 231/8. maddesi uyarınca da sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulduğu, sanığın ise denetim süresi içerisinde kasıtlı yeni bir suç işlemesi sebebiyle hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası olarak açıklandığı anlaşılmakla;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1)Mahkemece açıklanması geri bırakılan önceki hüküm aynen açıklanmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesine uygun davranılmış ise de, mahkemece kurulan ilk olarak verilen erteli hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmesi ve Dairemizce hükmün sanık lehine bozulup sanık aleyhine bir bozma bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesi gerektiği düşünülmeyerek verilen hapis cezasının ertelenmemesi,
2)TCK'nin 87/3.maddesi, 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasanın 4.maddesi ile yapılan değişikliğe kadar müstakil fıkra olup, kemik kırığının hayati fonksiyonları da dikkate alınarak değişiklikten önce ve sonraki kanun hükümleri kararın gerekçe bölümünde eyleme uygulanıp elde edilecek sonuçların denetime olanak verecek şekilde birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
3)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas - 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. ve 326/son maddesi uyarınca ceza miktar yönünden kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
-2-