MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyete, beraate, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık ... hakkında katılan ...'e hakaret suçundan, sanık ... hakkında katılan ...'i basit kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı 5271 sayılı CMK'nin 231/12. maddesi gereğince itiraz kanun yoluna gidilebilecek olup 5271 sayılı CMK'nin 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, katılan vekilinin temyiz istemi itiraz niteliğinde kabul edilerek, itirazların merciince incelenmek üzere mahalline gönderilmesi için dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık ... hakkında katılan ...'i basit kasten yaralamaya teşebbüs, sanık ... hakkında katılan ...'e karşı tehdit ve hakaret suçundan kurulan beraat hükümleri ile sanık ... hakkında müşteki ...'yı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ...'e iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 87/1-d-son maddesi nedeniyle 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmemiş ise de, iddianame anlatımında eylemin silahtan sayılan bıçakla gerçekleştirildiğinin ve yaralanmanın kişinin yaşamını tehlikeye soktuğunun belirtilmesi, sanığa da müştekinin yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğuna dair adli raporun okunması karşısında bu eksiklik savunma hakkını kısıtlayıcı nitelikte olmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, yine sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü açısından Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi hususu infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan-sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 20.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.