MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
Sanıklara verilen cezanın türüne ve miktarına göre, katılan sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi ve 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesine göre reddine karar verilerek yapılan incelemede;
1) Sanık ...'in kasten yaralama eylemi ile ilgili olarak, katılan hakkında düzenlenen, rapor içeriklerine göre, mağdurun yaralanmasının hem yüzünde sabit ize, hem de (4) ağır derecede kemik kırığına neden olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi uyarınca meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca tayin olunacak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
2) Sanık ...'in kasten yaralama eylemi ile ilgili olarak, katılan ...'in soruşturma ifadesinde, sanığın araba anahtarı ile saldırıldığını ve anahtarın kaşına geldiğini, mahkeme ifadesinde ise sanığın yumrukla vurduğunu ve sol kaşına geldiğini, parmağının nasıl kırıldığını fark etmediğini beyan etmesi karşısında dosya Adli Tıp Kurumuna gönderilerek mağdurun elindeki kırığın boksör kırığı tabir edilen ve sanığa vurmakla oluşup oluşamayacağına dair rapor aldırılarak sonucuna göre sanık ...'in kemik kırığından sorumlu tutulup tutulmayacağının tartışılmaması,
3) Katılan ... hakkındaki 16.08.2012 tarihli Adli muayene raporunda "kafatasında saçsız deride 2 cm. kesi, sol kaşında dış kısmında 1 cm.'lik kesi'' belirtildiği ve katılanın kolluk ifadesinde sanığın araba anahtarı ile kaşına vurduğunu söylediği dikkate alınarak Adli Tıp'tan bu yaraların araba anahtarı ile oluşup oluşmayacağı sorularak sanık hakkında TCK'nin 86/3-e maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
4) Kasten yaralama suçu yönünden, adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) - ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2)'ye kadar artırımının düzenlenmiş olması karşısında, mağdurun adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (1.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, nedenleri gösterilmeden orantılılık ilkesine aykırı olarak sanık ...'in cezasının (1/6) oranında artırılarak sanığın fazla cezaya hükmedilmesi,
5) Suç tarihi itibariyle 65 yaşından yaşını doldurmuş bulunan sanığın adli sicil kaydında engel sabıkasının bulunmamasına göre, mahkum edildiği bir yılın altındaki hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nin 50/3. maddesi gereğince aynı maddede öngörülen seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunluluğu bulunduğunun gözetilmemesi,
6) Sanık ... yönünden Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanık ...'in hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanıklar müdafilerinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 30.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy