MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanık hakkında daha önce verilen hükmün Dairemizin 05.05.2015 tarih 2015/504 esas 2015/15772 karar sayılı ilamı ile “5237 sayılı TCK' nın 87/3. maddesi 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı yasanın 4. maddesi ile yapılan değişikliğe kadar müstakil fıkra olup, kemik kırığının hayati fonksiyonlara etkisi de dikkate alınarak değişiklikten önce ve sonraki kanun hükümleri kararın gerekçe bölümünde eyleme uygulanıp elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken denetime olanak vermeyecek şekilde değişiklikten sonraki yasa maddeleri ile yazılı şekilde hüküm kurulması” gerekçesi ile bozulması ve mahkemece bozmaya uyulmasına karar verilmesine karşın yasa değişikliğinden önceki ve sonraki durumun ayrı ayrı değerlendirilmesinin yapılmaması,
2) Kabule göre de, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması ile yetinilmesi yerine, 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükümden farklı bir ceza ve uygulamayı içermemesi gerektiği gözetilmeden, açıklanması geri bırakılan ilk hükümde hapis cezasına hükmedilmişken açıklanan hükümde yazılı şekilde kamuya yararlı işte çalışma tedbirine hükmedilmesi,
3) 5237 sayılı TCK'nin 53/1 maddesinde öngörülen hak yoksunluklarının sadece hapis cezaları hakkında uygulanabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde 6 ay süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırma tedbirinden ibaret mahkumiyet hükmüne de TCK'nin 53/1 maddesinin tatbik edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 10/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.