MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Bozma üzerine, mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1)Husumetli olan tarafların kavganın başlangıcına ilişkin karşı tarafı sorumlu gördükleri, tanıklarında kavganın başlangıcına ilişkin bilgilerinin bulunmadığı, olay günü sabahı katılanın eşi... ve ...ın karşılıklı birbirlerine hakaret ettikleri, tanık ... iki tarafın da karşılıklı küfür etikkilerini belirttiği, bu nedenle ceza tertibine yer olmadığına karar verildiği, daha sonra akşam taraflar arasında meydana gelen tartışmada tarafların birbirlerine girdikleri ve kavganın başladığı, katılan ...'in sanık ...'ün eşi, sanık ...'un annesi olan ...'a, sanık ...'a ve katılan ... yumruk atmak suretiyle darp ettiği, ilk haksız hareketin kimin tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmadığı halde, ... tarafından ilk haksız hareketin gerçekleştirildiği belirtilerek, dosyadaki beyanlara uymayan şekilde hatalı değerlendirme ile sanıklar lehine TCK'nin 29. maddesinin uygulanması gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Sanıklar müdafiinin bozmadan önceki 21/12/2009 tarihli temyiz dilekçesinde takdiri indirim nedeninin uygulanması talebine karşılık TCK'nin 62. maddesinin tatbiki konusunda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi,
3)TCK'nin 53/3.maddesi uyarınca cezası ertelenen sanıklar hakkında kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini kullanmaktan yasaklanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı biçimde uygulama yapılması ayrıca Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas - 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 03.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
-2-