MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyete, temyiz isteminin reddine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık ...'in 29.04.2015, sanık ...'un ise 04.05.2015 havale tarihli temyiz dilekçeleri içeriğinden, haklarındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminde bulundukları, katılan olarak temyiz istemlerinin bulunmadığı kabul edilerek yapılan incelemede;
1) Sanık ...'ın, temyiz isteminin reddine dair 12.06.2015 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında tayin olunan cezanın, karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükmün, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyizinin mümkün olmadığı, bu nedenle temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından sanığın bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddine ve redde ilişkin ek kararın istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında, müşteki ...'ı basit kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık ... hakkında, müşteki ...'i kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyizi itarazlarının reddine, ancak;
a) Müşteki ... adli raporları içeriğine göre, yaralanmasının vücudunda kemik kırığına neden olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen cezanın 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 06.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.