MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık ...'ün yokluğunda verilen kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 10.maddesi uyarınca sanığın en son 04.06.2012 tarihli talimat ifadesinde bildirdiği adrese tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeyip, bildirilen adresten farklılık gösteren adrese tebliğinin usulsüz olması nedeniyle temyiz itirazının süresinde olduğunun kabulüyle yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazlarının reddine , ancak;
1)Sanıklar ... ve ... araçla diğer sanık ...'in köyünden geçerken kesin olarak tespit edilememekle birlikte yol verme ve ya yol sorma nedenli olduğu anlaşılan bir tartışmaya girdikleri ve sanıklar ... ve ... birlikte ... vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde ,... de ... ve ... basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığının düzenlenen doktor raporlarıyla sabit olduğu ve görgüye dayalı bilgisi bulunan tanığın olmadığı olayda, tarafların ilk haksız hareketin karşı taraftan geldiğini iddia etmesi karşısında ,ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin tespitine çalışılıp sonucuna göre , Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238-367 sayılı kararı da dikkate alınarak, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin tekerrür ile ilgili paragraflarında ceza miktarının 4 ay hapis yerine 6 ay hapis olarak gösterilmesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.06.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.