MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece bozmaya uyularak verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanığın mağdura yönelik yaralama suçuna ilişkin uygulamada, 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde "kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddelere göre belirlenen ceza, kırık vaya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır." şeklinde düzenlendiği, hastane raporunda; mağdurdaki sol radius distal 1/3 kısmındaki deplase kemik kırığının hayat fonksiyonlarını (2). derecede etkiler biçimde olduğunun belirtmesine rağmen, mahkemenin sanık hakkında TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca hükmedilen cezanın, mağdurdaki kırık nedeniyle TCK'nin 3. maddesinde belirtilen işlenen fiilin niteliği ile orantılı olarak artırılması gerekirken (1/3 ) oranında artırılarak, sanık hakkında fazla ceza tayini,
2) Bozma ilamının (4) numaralı maddesinde yer verilen “3167 sayılı Kanuna muhalefet suçundan adli sicil kayıtlarının sabıkadan sayılmayacağı, bu ilamların tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmasına karar verildiği de göz önüne alındığında, sanığın yargılama sürecindeki davranışlarının olumsuz kabul edilme gerekçeleri de gösterilmeden, “sanığın sabıka kayıtları” gibi yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile 5237 sayılı TCK'nin 50, 51. ve 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi” gerekçesine karşın bozma kararına eylemli uyulduğu halde bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılmayarak önceki değerlendirme ile aynı olacak şekilde hüküm tesisi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.