MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, karar verilmesine yer olmadığına dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1)Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında tayin olunan cezanın, karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükmün, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 23.03.2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından sanık müdafiinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2)Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm ile sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Olay günü sanık ... ile katılan ... arasında çıkan tartışmada önce karşılıklı sopalarla birbirlerini yaraladıkları, ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemeyen kavganın devamında sanık ...'ın kardeşi diğer sanık ...'a “sık lan buna” demesi üzerine sanık ...'ın katılana yakın mesafeden bir el ateş ettiği, katılanın karın bölgesinden ateşli silahla yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaraladığı, katılanın ateşli silahla yaralanıp yere düşmesinden sonra sanıkların bu kez tekme ve sopalarla katılana yerde vurmaya devam ettikleri, katılanı öldü zannedip olay yerinde bırakmaları şeklinde oluşan olayda; sanıkların iştirak halinde fikir ve eylem birliği içerisinde sopa, ateşli silah ve tekmelerle neticede katılanı yaşamını tehlikeye sokacak ve sol gözünde işlev kaybı olacak şekilde yaralamaları, olayın aşamaları, hedef alınan bölge, sanıkların kastı gözetildiğinde adam öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmaları gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin, katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.