MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen kararın, sanığın bildirdiği ancak tebliğ edildiği 27.04.2015 tarihinden önce ayrıldığı ve tebliğ tarihinde adres kayıt sistemindeki adresi olmayan "..." adresine tebliğ edilmesi nedeniyle yapılan tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi karşısında geçersiz olduğu, sanık müdafiinin 25.05.2015 tarihli dilekçesi süresinde verilmiş temyiz dilekçesi niteliğinde kabul edilmesi gerektiğinden, temyiz isteminin süre yönünden reddine dair 27.05.2015 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) 05.05.2014 tarihli celsede lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep eden sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılmaması,
2) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.