MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanığın mağdure eşini, olay günü saat 06:00 ve 09:00 saatlerinde ayrı ayrı kasten yaralamasının, 2 ayrı suç oluşturacağı ve sanığın iki kez cezalandırılması gerekirken, 5237 sayılı TCK'nin 43/3. maddesi uyarınca kasten yaralama suçlarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2)Sanık hakkında TCK'nin 86/2, 86/3-a ve 43. maddeleri gereğince belirlenen 7 ay 15 gün hapis cezasından, TCK'nin 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim ile sonuç cezanın 6 ay 7 gün hapis yerine 6 ay 8 gün hapis olarak belirlenmek suretiyle fazla ceza tayini,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 07/06/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.