MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Mağdurun yaralanması ile ilgili ...Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nden alınan 20/09/2013 tarihli raporun sonuç kısmının (4) nolu bendinde “Organlardan birinin işlevinin zayıflaması ya da yitirilmesi hususunda karar verilebilmesi için kişinin olay tarihinden en az 18 ay sonra en yakın üniversite hastanesi Nöroloji ve Ortopedi bölümlerine sevkinin sağlanarak mevcut ampütasyon ve etkilerine yönelik EMG ve gerekli diğer tetkikler ile birlikte anatomik ve fonksiyonel açıdan ayrıntılı muayenesinin yapılarak düzenlenecek olan raporlar ve tetkik sonuçları ile birlikte kişinin muayene edilmek üzere şubemize gönderilmesi gerektiği ” bildirildiği halde belirtilen hususta rapor alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Kabule göre de;mAynı eylem nedeniyle mağdurda hem yaşamsal tehlike, hem de kemik kırığı meydana gelmiş olmakla, birden fazla nitelikli halin 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi uyarınca TCK'nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel ceza tayininde dikkate alınması gerektiği gözetilerek, sanık hakkında daha ağır netice olan yaşamsal tehlikeye neden olacak şekilde yaralamadan dolayı, birden fazla nitelikli yaralama nedeniyle alt sınır aşılmak suretiyle 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son,29,62 maddelerinin tatbiki ile ceza tayini gerekirken, 5237 sayılı yasanın 61/1-4-5. maddelerinde belirtilen şekle ve sıraya uyulmadan ve mağdurun vücudunda oluşan kırık nedeniyle ayrıca 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine göre sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 22/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.