MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların ve hükümlünün mahkumiyetine dair
o yer Cumhuriyet savcısı
Mahalli mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Hükümlü ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükümlünün, ... Sulh Ceza Mahkemesinin 04.02.2013 tarih ve 2012/568 esas-2013/103 karar sayılı ilamı ile, müşteki ...'i basit kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nin 86/2, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 2.000 TL. adli para cezasına, müşteki ...'yü basit kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nin 86/2, 29, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 1.500 TL. adli para cezasına mahkum edildiği ve bu hükümlerin süresinde temyiz edilmemesi nedeniyle kesinleştiği anlaşılmakla;
Dairemizin 19.01.2015 tarih ve 2014/24878 esas-2015/1340 karar sayılı ilamı ile yalnızca diğer sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına karar verildiği, hükümlü ... hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik bir temyiz istemi bulunmaması nedeniyle anılan mahkumiyet hükümleri yönünden temyiz incelemesi yapılmadığı halde, mahkemece hükümlü ... hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin de bozulmasına karar verilmiş gibi işlem yapılarak yeniden hüküm kurulmuş ise de, Mahkemenin 05.10.2015 tarih ve 2015/203 esas-2015/681 karar sayılı ilamı ile hükümlü hakkında müştekiler ... ve ...'yü basit kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Hükümlü ... ile ilgili, temyiz davasına konu olabilecek bir hüküm bulunmadığından, dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmesi için incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) O yer Cumhuriyet savcısının sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında müşteki ...'ı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ve sanıklar ..., ... ve ...'in haklarında müşteki ...'ı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Dairemizin 19.01.2015 tarih ve 2014/24878 esas-2015/1340 karar sayılı ilamı ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin, yargılamayı yapan ... (...) Sulh Ceza Mahkemesinin görevli olmamasından dolayı bozulması karşısında, mahkemece sanıkların 5271 sayılı CMK'nin 147 vd. maddelerindeki usule uygun şekilde yeniden sorguları yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Müşteki ...'ın, ... Devlet Hastanesince düzenlenen 03.05.2012 tarihli raporunda, müştekinin sağ el 5. parmağında proxsimal falanks kırığı olduğu bildirilmiş ise de, söz konusu kırığın hayat fonksiyonlarını etkileme derecesini gösterecek şekilde rapor aldırılmadığı anlaşılmakla, müştekinin mevcut raporları ile tıbbi evrakının en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, müştekinin vücudundaki kırığın hayat fonksiyonlarına etkisini gösterecek şekilde aldırılacak raporun sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesi uyarınca yapılacak artırım oranının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Müştekinin yaralanmasının 5237 sayılı TCK'nin 86/1 ve 87/3. maddesi kapsamında kalmasına rağmen, sanıklar hakkında temel ceza tayinine 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesinden başlanılması,
d) Sanık ... hakkındaki kabule göre de, sanığın tekerrüre esas alınan ... Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2011 tarihinde kesinleşmiş, 19.02.2010 tarih ve 2009/248 esas-2010/36 karar sayılı ilamına konu suçun onsekiz yaşından önce işlenmesi nedeniyle anılan mahkumiyetin 5237 sayılı TCK'nin 58/5. maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
e) Dairemizin 19.01.2015 tarih ve 2014/24878 esas-2015/1340 karar sayılı ilamı ile önceki mahkumiyet hükümleri, aleyhe temyiz bulunmadığından 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla bozulduğu halde, yeniden yapılan ceza türü ve miktarı bakımından kazanılmış hak gözetilmemek suretiyle 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 13.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.