MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine. Ancak ;
1) Kemik kırığına neden olan yaralanma eylemlerinde; 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel cezanın, TCK'nin 87/3. maddesine göre kemik kırığının hayati fonksiyonlara etkisi nazara alınarak temel cezanın yarısına kadar artırılabileceğine dair düzenleme karşısında, mağdurda meydana gelen kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3.) derece olmasına rağmen temel ceza üzerinden TCK'nin 87/3. maddesine göre TCK'nin 3. maddesi gereği işlenen fiilin ağırlığı ile orantılılık ilkesine aykırı şekilde cezanın (1/2) oranında artırılarak sanık hakkında fazla cezaya hükmedilmesi,
2) Dosya kapsamına ve mahkemenin kabulüne göre, mağdurun sanığa hakaret etmesi nedeniyle sanığın mağduru yaraladığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik nedeniyle işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olarak, asgari hadde yakın bir indirim yapılmasının hakkaniyete uygun düşeceği gözetilmeden üst hadden indirim yapılması,
3) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ... Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/357 Esas, 2011/319 Karar sayılı ilamına konu hükmün 5237 sayılı TCK'nin 50/1-f maddesince hükmedilmiş seçenek yaptırım kararı olduğu, TCK'nin 50/5. maddesinde uygulamada asıl mahkumiyetin tedbir olduğunun belirtilmesi karşısında tekerrüre esas alınmayacağının gözetilmemesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.