MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Hükmün açıklanmasına dair kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerektiği dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle Anayasa'nın 141. ve 5271 sayılı CMK'nin 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
2) Sanığın 5237 sayılı TCK'nin 86/2, 3-a ve 62 maddeleri gereği 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesinden sonra, sanık hakkında denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunması üzerine, açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, TCK'nin 50/1-a maddesi uygulanarak sanığın 3000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 231/11 maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 5320 Sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca CMUK'un 326/son maddesince kazanılmış hak dikkate alınarak isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.