MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanık ve mağdur aşamalarda değişmeyen savunma ve beyanlarında kavga etmediklerini söylemişlerse de, 03/03/2013 tarihli tutanak içeriği ve tanık beyanına göre aralarında kavga ettiklerinin anlaşılması ve karşılıklı kavgada sanığın da yaralandığının adli tıp raporu ile belirlenmiş olması karşısında, ilk haksız hareketi hangi tarafın yaptığının tespit edilememesi nedeniyle oluşan şüphenin sanık yararına değerlendirilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükmünün uygulanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılmaması,
2) Mağdur kardeşi ...'i yüzünde sabit ize ve kemik kırığına neden olacak şekilde birden fazla nitelikli hal ihlali yaparak yaralayan sanık hakkında, TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, alt sınırdan uzaklaşmak gerektiği halde asgari hadden ceza verilmesi suretiyle, sanık hakkında eksik ceza tayini,
3) Sanığa 5237 sayılı TCK'nin 86/1 ve 86/3-a maddesi uygulanarak verilen 1 yıl 6 ay hapis cezasının TCK'nin uyarınca 87/1-c maddesi gereğince bir kat artırılması ile 2 yıl 12 ay hapis cezasına çıkartılması gerekirken, 3 yıl hapis cezası olarak uygulanması,
4) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas - 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 21.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.