MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
13.10.2011 tarihli katılma kararı ile ...’nin sanık ... yönünden suçtan zarar görme ihtimaline binaen katılma talebinin kabul edildiği görülmekle katılan temyizi sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır.
1) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık ... hakkında ... ve ...'ye karşı kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ...'ın mağdur ...'i yaralama eylemi sonucunda mağdurda kemik kırığı oluştuğu ve hayati tehlike geçirdiği anlaşılmakla, iki nitelikli nedenin gerçekleşmesi nedeniyle sanık hakkında TCK'nin 61. maddesi gereğince TCK'nin 86/1. maddesine göre temel hapis cezasının alt sınırdan ayrılmak suretiyle belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında katılan ...'ye karşı eyleminden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
a) Kemik kırığına neden olacak ve hayati tehlike oluşacak şekilde katılanı yaralamak suretiyle 5237 sayılı TCK'nin 87/1-d ve 87/3. maddelerince birden fazla nitelikli hal ihlali ile üzerine atılı suçu işleyen sanık hakkında, TCK'nin 86/1. maddesince temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanık hakkında uygulama yapılırken mağdurdan kaynaklanıp haksız tahrik oluşturan söz ve eylemlerin ne olduğu açıklanmaksızın ve yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin 5237 sayılı TCK'nin 29. maddelerinin uygulanmasına karar verilmesi,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.