MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Suça sürüklenen çocuk hakkında, katılanlar ... ve ...'ye karşı işlediği kasten yaralama suçları nedeniyle kurulan her iki hüküm yönünden; nüfus kaydına göre 20.07.1995 doğumlu olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk 18 yaşını doldurduğu halde, kısa kararın tefhim edildiği 15/01/2014 tarihli duruşma da dahil olmak üzere tüm duruşmaların açık yapılması gerekirken kapalı yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 182/1. maddesine muhalefet edilmesi,
2) Yine suça sürüklenen çocuk hakkında, katılanlar ... ve ...'ye karşı işlediği kasten yaralama suçları nedeniyle kurulan her iki hüküm yönünden; suça sürüklenen çocuk hakkında, ... Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 14.05.2013 tarihli sağlık kurulu raporuna göre; kemik yaşının 18 yaş sonu ile uyumlu olduğunun belirtildiği anlaşılmakla; çekilen film ve kemik grafileri eklenerek ... Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor aldırılması, suça sürüklenen çocuğunun gerçek yaşının tespit edilmesi, 5271 CMK'nin 218/2. maddesi uyarınca 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36/1-a maddesinde belirtildiği üzere, nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memurunun kamu davasına katılımının sağlanmasından sonra, yaş düzeltimi ile ilgili bir karar verilmesi ve sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nin 31/3. maddesinin uygulanması,
3) Suça sürüklenen çocuk hakkında, katılan ...'e karşı eylemi nedeniyle kurulan hüküm yönünden; suça sürüklenen çocuğun, katılan ...'a
karşı hayati bölgesini hedef alarak iki kez kesici delici alet ile gerçekleştirdiği eylemi neticesinde; katılanın akut batın ön tanısı ile acil ameliyata alındığı, midede, bağırsakta, diyafragmada perforasyona (yırtılmaya), batın ve göğüs boşluğunda kanamaya neden olacak şekilde yaralandığı,... Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 30.12.2013 tarihli raporuna göre; batına nafiz iki adet kesici delici alet yaralanmasının ayrı ayrı ve birlikte katılanın hayatını tehlikeye sokacak bir duruma neden olduğunun belirtilmesi karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçu niteliğinde olduğu gözetilmeden, kasten yaralama suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin suça sürüklenen çocuk lehine olduğu ve aleyhe temyiz bulunmadığı anlaşılmakla, her iki hüküm yönünden de, ceza miktarı açısından CMUK'un 326/son maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 05.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy