MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Mağdurun yaralanması hakkında düzenlenen ... Devlet Hastanesine ait 09.07.2013 tarih ve 2357 numaralı adli rapor içeriğine göre mağdurun sol el medial orta kısmında yaklaşık 1X1 cm'lik cilt, cilt altı kesisi olduğu, sütürasyon yapıldığı, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğinin bildirildiği, ancak Adli Tıp Kurumunun Haziran 2013 tarihinde yayınlamış olduğu adli tıp kitapçığına göre ''yüz bölgesinde 5 cm, vücudun diğer bölgelerinde tek lezyon olarak 10 cm, toplam 20 cm’e kadar cilt-cilt altını ilgilendiren yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebileceğinin belirtilmesi karşısında, mağdurda kas ve tendon kesisine sebebiyet vermediği anlaşılan 1X1 cm'lik cilt, cilt altı kesisinin Adli Tıp kriterleri açısından basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceği hususunda en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğünden veya Adli Tıp Uzmanından görüş sorularak sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği,
2) 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
3) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1 maddesi uyarınca belirlenen temel cezanın eylemin silahtan sayılan bıçak ile gerçekleştirilmesi nedeniyle cezanın artırılması esnasında uygulanan sevk maddesinin 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesi yerine 3-a olarak hatalı gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy