MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık ...'ın temyiz talebinin reddine ilişkin ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezalarının 14/04/2011 tarihinde yürürlüğe giren 31/03/2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olduğundan bahisle reddine ilişkin kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, sanığın temyiz itirazlarının reddi ile red'de ilişkin 04/08/2015 tarih ve 2014/246 Esas- 2015/276 Karar sayılı ek kararın isteme uygun ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında, mağdurlar ... ve ...'u silahla basit kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın adli sicil kaydında, tekerrüre esas olan bir tek ilam bulunduğundan, tebliğnamenin üç numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme aykırı ONANMASINA,
3) Sanık ... hakkında, mağdur ...'u silahla kemik kırığı oluşacak şekilde kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın adli sicil kaydında, tekerrüre esas olan bir tek ilam bulunduğundan, tebliğnamenin üç numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine; Ancak;
a) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3.maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla 1/2 oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, mağdurun adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin birinci derecede olduğu belirtilmesine rağmen, TCK'nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak 1/4 oranında artırım yapılması suretiyle suça sürüklenen çocuklar hakkında fazla cezalar tayin edilmesi,
b) Kabule göre; sanık hakkında kurulan hükümde, TCK'nin 87/3. maddesine göre arttırım yapılırken 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası bulunması gerekirken 1 yıl 12 ay hapis bulunması ve buna bağlı olarak sonuç ceza olarak TCK'nin 62. maddesi uygulanarak 1 yıl 6 ay 22 gün hapis bulunması gerekirken 1 yıl 8 ay hapis bulunarak hata yapılması sureti ile sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
c) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 13/10/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy