MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında hüküm kurulurken, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki iptal edilen bazı ibarelerin dikkate alındığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki 2 numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanığın üzerine atılı eşe karşı basit yaralama suçunu işlerken, silahtan sayılan herhangi bir alet kullanmadığı ve mahkemenin kabulü de bu şekilde olduğu halde, sanık hakkında kurulan hükümde, TCK'nin 86/3-e maddesinin de uygulama maddesi olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Dairemizin 30.04.2015 tarih, 2014/38611 Esas - 2015/15295 Karar sayılı bozma ilamında, söz konusu kararın sadece sanık tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması gerektiği belirtildiği halde, bozma ilamından önceki hükme göre daha ağır ceza içeren şekilde hüküm kurulması suretiyle 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi gereğince, hükümde TCK'nin 62. maddesi uygulanarak sonuç cezanın belirlendiği fıkradan sonra gelmek üzere "Ancak ilk hüküm yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiş olup, aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu durum ceza miktarı açısından CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğundan, sanığın neticeten 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına," şeklinde fıkranın eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.