MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Mağdur ..., hükümden sonra verdiği 27.02.2014 havale tarihli dilekçesiyle, sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçmiş ise de, müştekinin şikayetten vazgeçtiği tarihten önce sanığın üzerine atılı eylem için 765 sayılı TCK'nin 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmakla, zamanaşımı süresi gerçekleştikten sonraki şikayetten vazgeçme 5237 sayılı TCK'nin 73/6. maddesi de gözetildiğinde sanığın hukuki yararına uygun olmadığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığın üzerine atılı suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, atılı suçun suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nin 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tabi olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Suç tarihi olan 28.03.2004 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşme tarihi olan 18.01.2012 tarihi arasında 765 sayılı TCK'nin 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmakla, sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 1412 sayılı CMUK'un 322. ve 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 23.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy