MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında mağdur ...'yı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmamış ise de, kasti suçtan verilen hapis cezasının kanuni sonucu olup, infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık hakkında mağdur ...'yi kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Mağdur ... hakkında ... Devlet Hastanesi'nce tanzim edilen 04/08/2009 tarihli raporda, "üst kesici dişlerden birinin kırık olduğu ve kati raporun diş doktoru tarafından verileceği" belirtilmiş, mağdur ...'nin diş hekimi olup olmadığı anlaşılamayan hekim tarafından verilen ... Devlet Hastanesi'nin 06/10/2009 tarihli raporunda ise, hayati tehlike geçirmediği, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği tespiti yapılmış olup, adli tıp uygulamalarına göre diş kırıklarının basit tıbbi müdahale ile giderilemiyeceği, bu haliyle mevcut raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmaması karşısında, tüm doktor raporları ve tedavi evraklarının varsa grafilerinin temin edilerek ilgili Adli Tıp Kurumuna gönderilip, mağdur ...'nin yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kati raporu alındıktan sonra, sanığın hukuki durumun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
b) Sanığın kasti suçtan hapis cezası ile cezalandırılmasına rağmen, 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesi uyarınca hakkında hak yoksunluklarına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 29.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy