Basit yaralama suçundan sanık ...’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunumun 86/2, 86/3-a, 29, 62 ve 52/1-2. maddeleri uyarınca 2.240,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 24/03/2015 tarihli ve 2014/602 esas, 2015/166 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 15.05.2016 tarih ve 2015/6910 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02.06.2016 tarih ve 2016/214587 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesinde “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.” şeklinde düzenleme bulunduğu,... Asliye Ceza Mahkemesince, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunda olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı, dosya kapsamına göre sanığın savunmasının alınması sırasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği, müştekinin ise maddi bir zararı olmadığını beyan ettiği, sanığa ait adli sicil kaydında kayıt bulunmadığı, arşiv kaydının bulunduğu anlaşılmakla Mahkemece sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı konusunda bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Sanığın yaralama eylemini demir boru ile işlemesi nedeniyle cezasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/3-e maddesi gereğince arttırım yapılması gerektiği hâlde, olayda uygulama yeri bulunmayan, eylemi eşine yönelik işlediği gerekçesiyle cezasından Türk Ceza Kanunu'nun 86/3-a maddesi gereğince arttırım yapılarak, hükümde karışıklığa neden olacak şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden;... Asliye Ceza Mahkemesinin 24/03/2015 tarihli ve 2014/602 esas, 2015/166 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4.maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 28.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.
Full & Egal Universal Law Academy