(5237 S. K. m. 31, 51, 53, 86, 87) (5395 S. K. m. 23) (5271 S. K. m. 196)
Dava: Dairemizin 17.12.2012 tarih ve 2012/22782 esas - 2012/43680 sayılı onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15.06.2016 tarih 2016/224372 sayılı itiraznamesi ile; ''Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı eylemin, 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son maddeleri kapsamında kaldığı ve alt sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan olduğu gözetilmeden, istinabe yoluyla sorguya çekilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesine aykırı davranılması, suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nin 31/3 maddesinin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi ve yine suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53/4 maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak 5237 sayılı TCK'nin 53/1 maddesinde sayılan güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi'' sebepleri belirtilerek Dairemizin 17.12.2012 tarih ve 2012/22782 esas - 2012/43680 sayılı onama kararının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmesi talebiyle dosyanın 05.07.2012 tarih ve 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı Kanunun 101. maddesi gereğince itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2) Dairemizin 17.12.2012 tarih ve 2012/22782 esas - 2012/43680 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
3) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kasten yaralama suçu nedeniyle verilen mahkumiyet hükmünün yapılan temyiz incelemesinde:
a) Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı eylemin, 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son maddeleri kapsamında kaldığı ve alt sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan olduğu gözetilmeden, istinabe yoluyla sorguya çekilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesine aykırı davranılması
b) Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nin 31/3 maddesinin uygulanmaması,
c) Suç tarihi itibariyle (18) yaşından küçük olan ve adli sicil kaydı bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nin 51/1-2.cümlesi uyarınca erteleme ve suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesi uyarınca miktar itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamında olmasına rağmen yasal olmayan gerekçeler ile uygulanmamalarına karar verilmesi,
d) Sanığın eylemi nedeniyle müştekinin hayati tehlike geçirmesine ve müştekide kemik kırığı oluşmasına neden olduğu olayda, birden çok ağırlaştırıcı nedenin bir arada bulunması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 86/1 maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesi, olayda silahtan sayılan alet kullanılması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 86-3-e, maddesi uyarınca ceza yarı oranında artırıldıktan sonra bulunan cezanın 5237 sayılı TCK'nin 87/1-d maddesi uyarınca bir kat artırılması, bulunan hapis cezasının 5 yıldan düşük olması halinde ise 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezasına çıkarılması, daha sonra indirim maddelerinin uygulanması gerekirken 5237 sayılı TCK'nin 86/1-3-e, 87/1-d,maddeleri uyarınca belirlenen cezanın 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezasına çıkarılmadan ayrıca 5237 sayılı TCK'nin 87/3 maddesinde belirtilen kemik kırığı nedeniyle cezada artırıma gidilmesi suretiyle hükmün yanlış kurulması,
e) Suç tarihi itibariyle 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53/4 maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak 5237 sayılı TCK'nin 5237 sayılı TCK'nin 53/1. maddesinde sayılan güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUKun 321. maddesi uyarınca aynı yasanın 326/son maddesi gereğince sonuç ceza açısından kazanılmış hak gözetilmek suretiyle BOZULMASINA, 04.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy