MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
HÜKÜM: TCK'nin 31/2. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı ve 5395 sayılı ÇKK'nin 5/1-a maddesi uyarınca danışmanlık tedbiri uygulanmasına dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur ...'a karşı kasten yaralama suçu yönünden verilen karara yönelik, mağdur vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan mağdur ... adına şikayet hakkının ve kamu davasına katılma yetkisinin, yasal temsilcisine ait olduğu, annesi ...'ın duruşmada alınan beyanında, suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.05.2014 tarih, 2013/287 Esas ve 2014/273 sayılı kararı gereğince, katılan sıfatı almayan mağdurun temyiz hakkı bulunmadığından, mağdur vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,
2)Suça sürüklenen çocuk hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama suçu yönünden verilen karara yönelik, katılan vekilinin ve yasal temsilcisi olan katılan ...'in temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken, 5271 sayılı CMK'nin 223/3-a maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmemesi mahallinde giderilebilir eksiklik olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin ve yasal temsilcisi olan katılan ...'in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 28.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.