MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yokluğunda hüküm tefhim edilen sanık ...'ın adresine çıkarılan gerekçeli karara ilişkin tebligat parçasında, tebligatın muhatap yerine aynı konutta birlikte oturduğunu beyan ettiği belirtilen .'dan isimli şahsa tebliğ edildiği şerh edilmiş ise de, tebliğ mazbatasında kendisine tebliğ yapıldığı bildirilen kişinin tebellüğe ehil olduğu hususu belirtilmediğinden yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanık ...'ın eski hale getirme talebi yerinde görülerek temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Yargılama konusu kasten yaralama eylemlerinin, 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son maddeleri kapsamında kaldığı ve alt sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan olduğu gözetilmeden, sanıkların istinabe yoluyla savunmalarının aldırılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesine aykırı davranılması,
2) Jandarma görevlileri tarafından düzenlenen 26.06.2011 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağı içeriğinin müşteki ...'a ait araca verildiği iddia edilen zararı tespit eden bir yönünün bulunmadığı da gözetildiğinde, aynı tutanakta aracın mevcut halinin fotoğraflandığının bildirilerek, fezleke ekinde gönderilen ve olay yeri fotoğraflarının bulunduğu bildirilen CD'deki fotoğraflar Yargıtay denetimine imkan sağlayacak şekilde tab ettirilip dosyaya eklenmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde sanıkların mala zarar verme suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4) Sanık ... hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi dikkate alınarak, en ağır cezayı içeren mahkûmiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden birden fazla mahkûmiyetin tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy