MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Mağdurun aşamalarda alınan beyanlarının tam olarak istikrarlı olmaması, tek görgü tanığı olan ...'nın da olayın başlangıç kısmını görmemesi ve olaydan sonra mağdur ile birlikte 15-20 dakika kadar polisi bekledikleri sırada, mağdurun kendisine sadece saldırıya uğradığını söylediğini, ancak parasının istenildiğinden bahsetmediği şeklindeki beyanları, suça sürüklenen çocuğun yağma iddiasını kabul etmeyen aşamalardaki savunması karşısında, eyleminin yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun, silahla yaralamaya teşebbüs suçu olarak vasıflandırılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihi olan 23.11.2006 tarihi ile suça sürüklenen çocuk hakkındaki hüküm açıklanarak mahkumiyetine karar verildiği 21.04.2015 tarihi arasında, 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak DÜŞÜRÜLMESİNE, 02.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy