MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanığın yaralama eylemini kardeşine karşı silah vasfındaki hortum ile gerçekleştirdiği kabul edildiği halde, 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanık hakkında, Mahkemenin 30.03.2007 tarih ve 2006/350 Esas - 2007/95 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesi uyarınca seçimlik cezalardan adli para cezası tercih edilerek sanık hakkında neticeten 3.600 YTL adli para cezasına hükmedildiği, hükmün sanığın eşi tarafından temyizi üzerine CMK'nin 231. maddesi yönünden değerlendirilmesi gerekçesi ile Yargıtay 2. Ceza Dairesi tarafından 14.04.2009 tarih ve 2009/5892 Esas - 2009/19489 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiş ise de; Ceza Genel Kurulu'nun 09.02.2016 tarih, 2014/71 Esas - 2016/42 Karar sayılı kararı gereğince sanığın 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı nedeniyle TCK'nin 86/2. maddesi uyarınca seçimlik cezalardan adli para cezası tercih edilerek ve suç tarihi itibariyle anılan maddede öngörülen adli para cezasının alt sınırının TCK'nin 52. maddesi uyarınca 5 gün olduğu gözetilerek cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın eşinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.