MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1) Sanığın üzerine atılı suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı itibariyle 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesi uyarınca istinabe suretiyle sorgusunun yapılamayacağının gözetilmemesi,
2) Olay günü aynı inşaat şantiyesinde çalışmakta olan mağdur ile sanık arasında iki kez tartışma yaşandığının dosya kapsamından anlaşılması karşısında, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldi hususunun tespitine çalışıp, sanık hakkında TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
3) Dairemiz uygulamalarına göre yüzde sabit iz yaralamalarının basit tıbbi müdahale ile giderilmesinin mümkün bulunmadığı gözetilmeden, cezanın 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesinden tayin olunması gerekirken, 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesinden tayin edilmesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.