MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanığın kardeşi olan mağdura karşı kasten yaralama eylemini TCK'nin 6/1-f-4 maddesi gereği silahtan sayılan taş ile vurarak gerçekleştirdiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nin 86/3-a-e bentlerini ihlal etmesi ve sanık hakkında aynı olayda iki ağırlaştırıcı neden bulunması gözetilerek 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesi temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Tarafların aşamalardaki beyanları ve alınan doktor raporlarına göre karşılıklı kavga şeklinde gerçekleştiği anlaşılan olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22/10/2002 gün ve 2002/4-238 esas, 2002/367 sayılı kararı Ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği halde bu hususun tartışılmaması,
3)Sanığın tekerrüre esas alınan Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/57 Esas - 2008/163 Karar sayılı ilamının konusunun basit hırsızlık suçu olduğu, bu suçun ise 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine uyarınca uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, sanığın adli sicil kaydında bulunan Adana 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/757 Esas - 2008/1003 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınmasında zorunluluk bulunması,
4)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydı ile 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 14/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy