MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın yüzüne karşı verilip 26.03.2014 tarihinde usülüne uygun şekilde tebliğ olunan kararı, 1412 sayılı CMUK'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra, 29.04.2014 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
2) Katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın, katılanın olay günü kendisine hakaret edip elindeki kurbağacık anahtarı ile vurması üzerine sanığın sol kulak kepçesinde 1 cm kesi, sol ön yüzde iki adet çizik, sol el avuç içinde üç adet yüzeysel yara ve sağ göz sklarasında hiperemi meydana gelecek şekilde yaralandığının anlaşılması ve sanığın daha sonra evine giderken bir aracın aynasından kulağından ve gözünün üstünden kan geldiğini görmesinin etkisiyle o sırada kendisine doğru gelen mağduru üzerinde taşıdığı bıçakla yaraladığını savunması karşısında, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulamasında bir isabetsizlik görülmemekle tebliğnamenin (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 19/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Mahkemenin gerekçeli kararında "sanığın kim tarafından başlattığı kesin olarak saptanmayan kavga ortamında kendisinin silahla yaralanmasının haksız tahriki altında kaldığı kabul edilerek, cezasından, TCK'nin 29. maddesi gereği (1/2) oranında indirim yapılmasına" karar vermiş ise de,
CGK'nun 22.10.2002 tarih 2002/4-238 Esas 2001/367 sayılı kararı gereğince, "Karşılıklı suç işleyen sanıklardan, hangi tarafa haksız kışkırtma hükmünün uygulanacağının araştırılıp bu taraf lehine TCK'nin 29. maddesinin uygulanması, bu taraf saptanamıyorsa, her iki sanık hakkında TCK'nin 29. maddesinin uygulanması gerektiği, bu tip durumlarda haksız tahrikin de asgari hadden (1/4) oranında uygulanması gerektiği" sebeple,
Kavgayı kimin başlattığı tam olarak belirlenemeyen olayda, mahkeme "kavganın kim tarafından başlattıldığını kesin olarak belirleyemediğini" gerekçesinde belirtip kabul etmesine rağmen, Ceza Genel Kurul kararlarını dikkate alarak haksız tahrik idirimi uygularken asgari hadden (1/4) oranında indirim yapması gerekirken (1/2) oranında indirim yapmak suretiyle, sanık hakkında eksik ceza tayini konusunda, onama kararı veren sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim.
Full & Egal Universal Law Academy