Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 25/03/2016 tarihli ve 2015/187 Esas, 2016/158 sayılı Kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 14.10.2016 tarih ve 2016/10136 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25.10.2016 tarih ve 2016/380374 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Anılan kararın, diğer müşteki sanık ...’ün kasten yaralama suçu yönünden temyiz edilmesi nedeni ile dosya aslı Yargıtay’a gönderilmiş olduğundan, dosya sureti üzerinden yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre; mağdurun 14/09/2015 tarihli ifadesinde şikayetten vazgeçtiğini beyan etmesi ve yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olması karşısında, sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul etmediğine dair bir beyanı da olmadığı cihetle, sanık hakkında düşme kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; ... Asliye Ceza Mahkemesinin 25/03/2016 tarihli ve 2015/187 Esas, 2016/158 sayılı Kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 73/4. maddesi delaletiyle 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi gereğince mağdur ...’ün şikayeti söz konusu olmadığından DÜŞÜRÜLMESİNE; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 07.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.