MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık ile mağdur arasında öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunmaması, sanığın mağduru yaraladığı iki bıçak darbesinden sadece bir tanesinin mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olması, mağdurun ve tanıkların Mahkemece de itibar edilen kolluk ifadelerine göre, sanığın eylemine müteakip mani bir engel bulunmamasına rağmen eylemine devam etmeyerek olay yerinden ayrılmış olması karşısında, sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğunu kabul eden mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Mağdur ifadesi, tanık anlatımları ve tüm dosya içeriğine göre; olay sırasında mağdurdan kaynaklanan sanığa yönelik haksız tahrik niteliğinde herhangi bir söz ya da davranış bulunmadığı ve olay öncesinde sanığın kız kardeşi ile gayri resmi olarak evlenip ayrılmalarından sonra kız kardeşini telefonla arayıp rahatsız etme şeklindeki haksız eyleminin ise cezadan asgari haddin üzerinde indirim yapılmasını gerektirecek ağırlıkta bulunmadığı halde, 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca (1/4) oranında indirim uygulanması gerekirken (1/3) oranında indirim uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından ve yine Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 25.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy