Kasten yaralama suçundan sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 62/1-2 ve 52/1-2 maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adli para, hakaret suçundan sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 125/4, 62/1-2 ve 52/1-2. maddeleri uyarınca 1.740,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 06/04/2016 tarihli ve 2015/161 Esas, 2016/222 sayılı Kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 02.11.2016 tarih ve 2016/10188 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.11.2016 tarih ve 2016/387196 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanıklar hakkında hükmolunan cezanın adli para cezası olması, sabıka kayıtlarının bulunmaması, sanık ...’in 08/03/2016 tarihli, diğer sanık ...’in de 01/07/2015 tarihli savunmalarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmeleri karşısında, sanıklar hakkında hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip verilemeyeceğinin değerlendirilmemesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kanun yararına bozma isteminin kapsamına, talebin niteliğine göre, 26.02.2016 tarihli ve 29636 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 12.02.2016 gün ve 2016/1 sayılı Kararının “Yargıtay Ceza Daireleri İş Bölümüne İlişkin Ortak Hükümler" kısmı ve 6545 sayılı Kanunun 31. maddesi ile değişik Yargıtay Yasasının 14. maddesi uyarınca işin incelenmesi Yüksek Yargıtay 18. Ceza Dairesine ait olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE; dosyanın incelenmek üzere ilgili daireye GÖNDERİLMESİNE; 07.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy