Kasten yaralama suçundan şüpheli... ve diğerleri haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/10/2015 tarihli ve 2015/2894 soruşturma, 2015/4501 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair ... Sulh Ceza Hâkimliğinin 06/11/2015 tarihli ve 2015/2329 Değişik İş sayılı Kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 29.10.2016 tarih ve 2016/7940 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.11.2016 tarih ve 2016/386693 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, ... tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan müştekinin, 05/04/2015 tarihinde aynı infaz kurumunda infaz koruma memuru olarak görev yapan şüpheliler tarafından darp edildiği iddiasına ilişkin olarak, kamera kayıtlarında şikâyetçinin yaralanmasına ilişkin görüntü bulunmadığı ve olay sonrasında alınan adli tıp raporunun 20/05/2015 tarihli olması itibariyle olaydan 45 gün sonrasına ilişkin olduğu cihetle, atılı suçun işlendiğine dair yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Müştekinin olay gecesi tansiyonun yükselmesi nedeniyle infaz memurlarının üç kez koğuşa çağırıldığı, şikayetçinin durumunun giderek ağırlaşması neticesinde hastaneye götürülmesi yönünde icapsız ifadelerde bulunması üzerine, infaz koruma memurları tarafından sürüklenerek revire götürüldüğü ve orada darp edildiği yönündeki ifadesi ile koğuşta bulunan tanık olarak beyanlarına başvurulan ... ve ...’ın müşteki anlatımını destekler yönde beyanda bulunmaları; olayın gerçekleştiği iddia edilen revir bölümüne ilişkin görüntü kaydının bulunmadığı, kamera kayıtlarından şikayetçinin yerde sürüklenerek revire götürüldüğünün anlaşıldığı, olay sonrasında 10/04/2015 tarihinde müştekinin adli raporunun alınması amacıyla ... Üniversetisi Tıp Fakültesine sevkinin yapıldığının infaz kurumu yazısından anlaşıldığı, şikayetçinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığının tespit edildiği raporda gösterilen 20/05/2015 tarihinin raporun düzenleme tarihi olduğu nitekim rapor içeriğinde müştekinin 10/04/2015 tarihinde muayenesinin yapıldığının açıkça belirtildiği cihetle; mevcut delillerin takdir ve değerlendirilmesinin mahkemesine ait olduğu gözetilerek, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden;... Sulh Ceza Hâkimliğinin 06/11/2015 tarihli ve 2015/2329 Değişik İş sayılı Kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 07.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy