MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Nüfus kayıt örneğine göre 08.09.1984 doğumlu sanığın, suçun işlendiği 19.06.2011 tarihinde 18 yaşından büyük olduğu anlaşılmakla, tebliğnamenin (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydında ertelemeye engel sabıkası bulunduğu halde, sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulanması, aleyhe temyiz olmadığından ve Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Tekerrüre esas alınan ... Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/374 Esas, 2007/117 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün 1412 sayılı CMUK'un 305/1-1. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve aynı maddenin son fıkrası uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeksizin, mükerrir kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi hükmünün uygulanması,
2) Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınan mahkumiyetinden daha ağır cezayı içerir tekerrüre esas mahkumiyeti olmasına göre, sanık hakkında 5275 sayılı CGİK'nin 108. maddesine aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesi uyarınca mükerrirler hakkında denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olacağı gözetilmeden, hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 58/6, 7. madde ve fıkrası uyarınca "mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına" karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresi de belirlenerek infaz yetkisinin kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 58/7. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraftan “1 yıl” ibaresi hüküm metninden çıkarılarak ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin paragrafta yer alan "... Sulh Ceza Mahkemesi'nin 23/03/2007 tarihli 2006/374 esas 2007/117 karar sayılı ilamı ile verilen adli para cezasına ilişkin hükmün 03/11/2009 tarihinde kesinleştiği, 26/01/2011 tarihinde infaz edildiği" ibaresi hükümden çıkartılarak yerine, "... Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2010/2642 Esas, 2011/379 Karar sayılı ilamı ile 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan verilen erteli 5 ay hapis cezası ve 400,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün 26.05.2011 tarihinde kesinleştiği" şeklindeki ibarenin ve bu paragraftan sonra gelmek üzere "CMUK'un 326/son maddesi uyarınca da, Ceza Genel Kurulu’nun 14.06.2011 tarihli Esas 2011/2-60, Karar 2011/126 sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği üzere, 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınamayan ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin 23/03/2007 tarihli 2006/374 Esas 2007/117 Karar sayılı ilamında verilen ceza miktarının esas alınması suretiyle belirlenmesine” paragrafı eklenerek, diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.