MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma ilamına uyularak verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1)Sanık müdafiinin katılan sıfatı ile yapmış olduğu temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık müdafiinin süresinde verdiği temyiz dilekçesinde hükmü sanık müdafii sıfatıyla temyiz ettiği, süresinden sonra verdiği dilekçesinde ise katılan sanık müdafii sıfatıyla temyiz edip, aleyhe temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla;
5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra sanık müdafiinin, katılan sanık müdafii sıfatıyla yaptığı temyiz isteğinin; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca, istem gibi REDDİNE,
2) Sanık müdafiinin sanık sıfatıyla yaptığı temyiz isteminin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 05/07/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy