MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuğa atılı 5237 sayılı TCK'nin 86/1 ve 86/3-e maddelerinde düzenlenen suçun üst sınırının 3 yılı aştığı cihetle uzlaşma kapsamında kalmadığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine,ancak;
1) 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, kasten yeni bir suç işlenmesi halinde 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi uyarınca açıklanmasına dair kararın, 5271 sayılı CMK'nin 223. maddesi kapsamında mahkumiyet hükmü niteliğinde olup hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin gösterilmesi, delillerin tartışılıp değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin gösterilmesi suretiyle hükmün açıklanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle Anayasanın 141/3, 5271 sayılı CMK'nin 34, 223 ve 230/1. 289/1-g maddelerine aykırı davranılması,
2) Sanık savunması ve dosya kapsamına göre sanık ile mağdur arasında önceye dayalı olarak mağdurun sanığın ablasını rahatsız etmesinden dolayı husumet olup olay günü bu nedenle çıkan tartışmada sanığın mağdurun kendine vurması üzerine mağduru yaraladığını savunması karşısında ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu gözetilerek, mahkemece ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmeye çalışılması, bu hususun tespit edilememesi
halinde CGK'nun 22.10.2002 tarih 2002/4-238 esas ve 2002/367 sayılı kararı gereğince şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği halde bu hususun karar yerinde tartışılmaması,
3) Suça sürüklenen çocuğun fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmadığı ve dosyada mevcut adli sicil kaydına göre sabıkası bulunmadığının anlaşılmasına göre, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nin 50/3. maddesi gereğince, 5237 sayılı TCK'nin 50/1. maddesinde düzenlenen seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05/07/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy