MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanık ...'ın mahkumiyetine, sanık ...'in beraatine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Müşteki-sanık ... müdafiinin, katılan vekili olarak temyiz istemi bulunmadığından diğer sanık ... hakkında müşteki ...'a karşı tehdit suçundan kurulan beraat hükmü temyiz incelemesine konu edilmemiş, yine sanık ... hakkında müşteki ...'a karşı tehdit ve basit kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükümleri sanık ... müdafiinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi ile sınırlı olarak incelenmiş, müşteki ... yönünden temyiz incelemesine konu edilmemiştir.
1) Sanık ... müdafiinin, sanık ... hakkında müşteki ...'a karşı basit kasten yaralama ve tehdit suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın müşteki ...'a karşı basit kasten yaralama ve tehdit suçlarından beraat etmesine rağmen, sanığın müştekiye vekalet ücreti ödemesine karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 325 ve 327. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, hüküm fıkralarındaki “Katılan sanık ... kendini vekille temsil ettirdiğinden maktu vekalet ücreti olan 3000 TL nin katılan sanık ...'ten alınarak kendisine verilmesine” ibaresinin karar metninden çıkarılması suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) Sanık ... müdafiinin ve katılan ... vekilinin, sanık ... hakkında katılan ...'i kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan hakkında düzenlenen raporlara ve tüm dosya kapsamına göre, katılanda bir adet kişinin yaşamını tehlikeye sokan yaralanma olması, yaralanmanın başka nitelikli hallerinden birinin bulunmaması karşısında, tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Dosya kapsamındaki delillere göre ilk haksız hareketin hangi taraftan kaynaklandığının tespit edilememesi nedeniyle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238-367 sayılı kararı ve Ceza Dairelerinin duraksamasız uygulamaları da gözetildiğinde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi yapılmasında bir isabetsizlik yok ise de, katılan ...'in müşteki-sanık ...'a karşı basit kasten yaralama ve tehdit suçlarından, müşteki ...'ın müşteki-sanık ...'a karşı tehdit suçundan açılan kamu davalarından beraatlerine karar verilmesine rağmen, sanık ... hakkında yapılan haksız tahrik indiriminin katılan ... ile müşteki ...'ın sanığı tehdit ettikleri ve katılan ...'in sanığa saldırdığı şeklindeki gerekçelere dayandırılarak çelişki oluşturulması,
b) Kabule göre de, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy